13-19 Ekim 2010
-Yılın ilk karı, dedi. -Aslında kasımda yağar ama bu sene erken başladı. Odanın küçük penceresinden dışarı bakıyordum. İçerisi alacakaranlık, dışarıdan gelen karın beyazlığı odayı aydınlatıyordu. Müzikçalardan gelen "Ekim" bestesi tam da bu manzaraya denk gelmişti. Dışarısının beyazlığından kamaşmış gözlerim karanlıkta onun gözlerini aradı. Heyecan, mutluluk, ama belki de daha fazla heyecan. Odanın kasvetinden duygularım boğazıma düğümlendi. Ne diyeceğimi bilmiyordum belki de. Onun anlamayacağı başka bir dilde onu ne kadar çok sevdiğimi söyledim usulca. Anlamadı. ... Çok güzel başladı. Bitti diyebilir miyim bilemiyorum. Demek istemiyorum ki hüzünlü bitti. Sonra tekrar başladı. Belki de hiç bitmemişti ancak böyle devam etmesi gerekiyordu. Bir ara olması gerekiyordu. Belki o an devam etse sonsuza kadar bitecekti. Bildiğim tek şey bu bestenin o ana denk gelmesiydi. O anı hiç unutamam. Ve ne zaman bu Ekim'i dinlesem, ağlarım. Tchaikovsky- Oktyabır : Autumn Song









